Kömürlük Köyü Malatya Merkeze 88 Km uzaklıkta , doÄŸusunda
Alhas uÅŸağı, güneyinde Güngören, Kuzeyinde Körolar Mezrası ve Göçer UÅŸağı Köyü
Batısında KuruttaÅŸ köyü bulunmaktadır.
Köy aÅŸağı mahalle ve yukarı mahalle (Tuluca
) olarak iki mahalledir. Köyün 1
km kuzeyinde Kelolar adında bir mezrası
vardır.
Köy halkı, Atma AÅŸiretinin bir parçasıdır. Etnik ve dini
farklılıklarından ve hayvan başı kesilen
baÅŸ vergisi gibi vergilerden dolayı diÄŸer Atma köyleri gibi ancak köye girince
köy olduÄŸu fark edilen, gizlenmek amacı ile yerleÅŸmiÅŸ olan yukarı köyden yeni yerleÅŸim
yerine ancak Cumhuriyet’le gün ışığına çıkmış. yeni yerleÅŸim (3 Km doÄŸuya) yerine , yolun kenarına,arazi ve suya
yakın gelmiÅŸlerdir….
MeÅŸe ormanı o kadar gür imiÅŸ ki, aÅŸağı
köyden insanların 3 km uzakta olan yukarı köye yere ayak basmadan ve meÅŸeden meÅŸeye atlayarak gittikleri söylenir .
BaÅŸka geçim kaynağı olmayan sefalet içindeki köylüler, meÅŸe odunlarından kömür imalatı yapıp ( adına kubık denilen imalathane
yerlerinin izleri halen vardır ve sanırım Kömürlük adı da buradan gelmektedir).
Karahöyük köyü pazarında satıp lamba- çırasına gaz, yemeÄŸine tuz almışlardır.
Yakacak
olarak tezeÄŸin yanında bol harlı meÅŸe kütükleri kullanılmıştır.
Bu ormanların yok oluş nedenlerinden biri de,
o zaman Malatya’nın da baÄŸlı olduÄŸu Harput vilayetindeki orduya, Atma ve
Narmikan aÅŸiretlerinden her yıl bin katır yükü meÅŸe odunu temin etme zorunluluÄŸudur.
Bu durum yıllarca devam etmiÅŸ.ormanın tükeniÅŸini gören İki aÅŸiret reisinsin
birlikte itirazı üzerine orman tahribi son bulmuÅŸtur..
Ayrıca köylülerimiz, ÅŸimdi bile yapılarında
betonarme yapı ile tanışmadıklarından, damlarını köyde çok bol olan karataÅŸlardan
, samanla zenginleÅŸtirilmiÅŸ toprak-
çamur harcı ile, üzeri kalın bir toprak-çamur tabakası ile örtülen ( sıkışıp su
geçirmemesi için loÄŸlanan) evlerin döÅŸeme kiriÅŸ ve kolonlarında da çok nadir yerlerde yetiÅŸebilen, onlarca yıla
meydan okuyup çürümeyen ovacık- kacar yaylarından kesilip getirilen Ardıç aÄŸaçları
ile yapmışlardır. ..
Köyümüzün en meÅŸhur! ve diÄŸer köylerde
az bulunan meyvesi dardadağan (tavi-dağın
)dır. Köy toprağını seven bu aÄŸaçlarda kesilerek zamanla azalmıştır. Dağın çekirdeÄŸinin içi minik ve lezzetli dır .Bir köy
delikanlısının, kırılması günlerce zaman alacak bir mucur (ölçeÄŸin dört de
biri) dağın çekirdeÄŸi içini kırıp niÅŸanlısına hediye ettiÄŸi söylenir...

TARİHİ
KALINTILAR
Köyümüzün 20 km batısında bulunan Kale
taşı, Hayreti Taşı, Er hati(er geldi) gibi adlarla anılan oldukça dik ve yüksek
rakımlı ,açık havada Malatya’dan çıplak gözle görülebilen, üzerinde su göleti
ve kayanın içine oyulmuÅŸ 23 merdivenli
(şimdi toprakla dolmuş durumda) su kuyusu bulunur. Batı tarafında sağlam şekilde Horasan harcı
ile taÅŸtan örülmüÅŸ kemer ÅŸeklinde kale
kalıntısı, eski temeller, küp kırıntıları ve yapılı taÅŸlara rastlanmaktadır.
Buranın eski bir yerleşim yeri olduğu sanılmaktadır.
Köyün 2 Km güneyinde eski yerleÅŸim yeri olduÄŸu sanılan Haraba’da sert kayalara dönemin ilkel aletleri ile düzenli
bir şekilde ve ustalıkla oyulmuş, halen bozulmamış 3 adet mağara bulunmaktadır.
İpek yolunun bir kolu üzerinde olan yöremizde kara yapı taşı ve horasan harcı ile
yapılmış ,hale kemeri de ayakta duran,Haraba mevkisinde Kara han ve
Kuzeyde yapımında kullanılan kızıl taÅŸları söküp yeni ev yapımında
kullanılmış olan ,fakat temeli, kalıntısı görülen Kızıl han yol üzerinde
yapılmış yıllarca yolculara konaklık etmişlerdir..
Köyümüzün 10 Km Batısında yüksek bir
tepede ve için de Battal Gazi erlerinden
birine ait olduğu sanılan mezarın
bulunduÄŸu, kutsal sanıldığı için aÄŸaçları kesilmemiÅŸ ( birisine dilek için
çaput- ip baÄŸlanan) Kara Baba ziyareti bulunmaktadır. İnanmış bazı
köylülerimizin yolu olmayan, taÅŸlı-dikenli 10 Km lik yolu yalın ayak
yürüyerek, dilekler dilendiÄŸi, adaklar adandığı, yüzünü ziyarete çevirip üzerine
yeminler ettiÄŸi, hastalarına ÅŸifa dilediÄŸi, iki kolunu içindeki bir karataÅŸ da
birleştirirse sevdiğine kavuşulacağına inanıldığı bir yerdir.
GEÇİM
KAYNAKLARI
Köyün
işletmek amacıyla kullandığı arazisi azdır Uludere kurumuş, Bazı arteziyen
kuyuları imdada yetiÅŸmiÅŸtir Susuz arazisi çoktur. ÇoÄŸu Arguvan köyleri aynı
sorunla baÅŸ baÅŸadır.Bunun için yıllardır ödenek verilmeyip sadece iz bedeli olan
1000ytl ödenek ayrılan (sn.BaÅŸbakanın Mastöb(Malatya sivil toplum örgütleri
birliÄŸi gecemizde verdiÄŸi söze raÄŸmen)Yoncalı Barajının bitirilerek hizmete sokulmasına çok acil
ihtiyaç vardır.
Eskiden
köyün geçim kaynağı hayvancılıktı. Bu gün
hayvan sayısı azalmış, insanlar sulanabilen arazide özellikle Kara Han ve
CoÅŸkun tarafında kayısı yetiÅŸtirerek en büyük geçim kaynağı olmuÅŸtur.
Köyün
GüneydoÄŸusunda CoÅŸkun denilen 50 dönüme yakın bir doÄŸal çim saha ve
içersinde suyu bol bir çeÅŸme
bulunmaktadır. Hayvancılıkla uÄŸraşıldığı dönemde, bazı köylülerimiz çadırlarını
kurup orada yaşarlardı
YAYLACILIK VE ADETLER
Eskiden Kömürlük’lüler, baharla birlikte, kar erirken, nevruz-nergis açarken, kenger- çalık-çiÄŸdem
yerden fışkırırken, Ovacık- Kacar yaylaları yeÅŸil çaşırlara, mor menekÅŸelere
bürünürken, kıl çadırlarını sıra sıra dizip göçebe yaÅŸamını yaylada
sürdürmüÅŸlerdir. Yaylalardaki su oldukça soÄŸuktur, içerken diÅŸ sızlatır. ÅŸiÅŸe
patlatır; her kayanın dibinden neredeyse bir kaynak suyu fışkırır. Yaylada kuzu
– koyun melemeleri ile kuÅŸ- kurbaÄŸa sesleri birbirine karışır .5-6 saatten
fazla uyku uyunulmaz .İnsanları sağlıklı ve zindedir. Atmalılar misafirperverdirler. En fakiri dahi sevdiği insana
tek varlığı olan koyun ve kuzuyu kesip ikram etmekten asla tereddüt etmez.
Birbirine mesafesi en fazla 3-5
km olan köylerde
biri diÄŸer köye gittiÄŸinde yemek yedirmeden asla bırakılmaz. En güzel
yatak en iyi yemek misafirindir .
Kışın
taÅŸtan-kerpiçten yapılmış çatısı toprak (Kışın loÄŸlanan) tek katlı damlarda
oturulur, bazıları sabaha kadar sönmeyen meÅŸe kütüÄŸü yakılarak ocak başında günün
keklik avı olayları veya masallar anlatılır. Ya da dede gelir cem – görgü
yapılır.
DüÄŸünlerde milli çalgı olan davul zurna
çalar, delikanlılar gelin kızlar küme küme halay çekerler Tura oyunu, Yumruk
(sinsink) ,cirit oyunları ile eğlenirlerdi. Hemen her oyun ve eğlencede bir
cengaverlik, yiÄŸitlik gösterileri havası eser. O dönemde kadınlar baÅŸlarına fes
ve anlına sarkan altın- peneze
dizisi
takar, başına beyaz izar vurur, renkli fistan ve kendisinin ördüÄŸü yün çorap
giyerlerdi.
Köy erkekleri yemeni, yün çorap, Arapkir
ÅŸalvarı gömlek, yün yelek, ceket giyilir baÅŸa köÅŸeli ÅŸapka, bele ÅŸal
bağlanırdı.
Köylülerimiz yaylada hayvanlarından elde
ettiÄŸi peynir, tereyağı yünü, yayladaki dere yatağında nacak yetiÅŸen
kızılaÄŸacın kabuklarından imal edilmiÅŸ kök boya ile boyanmış Atma Nakışı süslü
kilim- halılarını Eymir Köyü pazarına merkebiyle getirip alışveriÅŸlerini
yaparlardı.
KÖYÜN
SORUNLARI
Köyümüzün
kanalizasyon sorunu ve evlerde içme suyu
var fakat özellikle wc’er yetersiz.. Köy içindeki ve yaylaya gidiÅŸ yolları yapımı, araziyi
sulama suyu sorunu, bölgeye tam teÅŸekküllü saÄŸlık ocağı, mandıra, cep telefonu
şebekesi gibi sorunları acildir.
Köyümüze 1965 lerde bir okul ve iki lojman
yapılmış, nice mezunlar vermiÅŸ ancak göç yüzünden öÄŸrenci sayısı azalmış 1985
ler den beri atıl durumdadır. 2008 de
köyümüze 8 Derslik Atmalılar İlköÄŸretim Okulu adıyla hibe yolu ile bir okul
daha yapılmıştır.
Köyümüz 7 köyün muhtarı namıyla Kırpık Sato,
Cafer Aslan, Mehmet Aksoy, Battal Karael, DerviÅŸ Aksoy, Hıdır Kaçar, Hüseyin
Karael muhtarlık yapmış, HaÅŸim Güller devam etmektedir
Köyün nufusu 150 kiÅŸi ve 41 hane’dir
Malatya da 40,İstanbul da 78 hanedir
Yaylacılık
ve hayvancılık azalmış köyde 120 büyükbaÅŸ, 600 küçükbaÅŸ hayvan kalmıştır.
DERNEĞİMİZ
Dernek kurucuları: Gazi Duvarcı A. Rıza
Güller, Abuseyf Aslan, Åžahin Duvarcı, İbrahim Göksu Ali Toplu, Hasan Güller’dir
Kömürlük köyü DerneÄŸi 2003 de kurulmuÅŸ olup
Arguvan’lıların Türkü Festivali,Piknik gibi
hemen tüm etkinliklerinde yerini almaya çalışmaktadır. Her yıl Abdal Musa
lokması yapılmaktadır.Kadıköy Halis Kurtça kültür merkezinde 4 yıldır Ali Çelik
hoca yönetiminde koro çalışması, saz kursu verilmektedir. Dernek BaÅŸkanı Gazi
Duvarcı Mastöb yönetim kurulu üyesi olarak derneÄŸimizi temsil etmektedir.
Dernek maalesef şansızlık eseri 3 yıl
içinde evi yanan 3 köylümüze gerekli olan katkıyı sunmuÅŸ ve maddi yardımı yapmıştır .İhtiyacı olan 3 Üniversiteli
öÄŸrenci köylümüze her yıl burs vermektedir. SaÄŸlanan 135 adet çeÅŸitli konulardaki kitaplar Arguvan'daki okullara verilmek üzere Arguvan EÄŸitim Kültür Vakfı aracılığı ile
Arguvan Kaymakamlığına teslim edilmiştir.
Arguvan
Türkü Festivaline 2 kez ve Arguvan 1.Ulusal Sempozyumuna sponsorluk yapılarak
katkı sunulmuştur.
EĞİTİM DURUMU
Köyümüzün
ilk eÄŸitmeni Battal Aksoy’dur. Köyümüzde çok sayıda eÄŸitimli insan
yetiÅŸmiÅŸtir: Mühendis-Mimarlar.Turan UlutaÅŸ, Kazım Aksoy,İbrahim Aksoy( eski
milletvekili),Gazi Duvarcı .ÖÄŸretmenler:Rıza Güller Hasan Güller, Hüseyin Yanık
,Rıza Yanık Abdul Kaçar ,GülaÄŸa Kaçar,Nurettin Aslan Ali ekber
Duvarcı-turizmci,Ali Güller-zabıta md. vs. bunlardan bir kısmıdır.
Köyde Aslan, Aksoy, UlutaÅŸ, Çolak , Kaçar,
Yanık, Güller, Duvarcı, Göksu, Toplu, Karael, Ceylan, Aktepe, DaÄŸlı,…. soyadları
vardır.
Sonuç olarak;alt kimliklerinden dolayı dönemin
zorbalarınca zoraki olarak kuÅŸ uçmaz, kervan geçmez daÄŸları, kuytu vadileri
yurt edinen köylülerimiz; geçim için önce gür meÅŸe ormanlarını -ardıçları
keserek kömürle, sonra ekilecek bir karış toprak için nasırlı elleriyle bin taÅŸ ayıklayarak susuz – verimsiz
tarlacıklar edinmiÅŸ, çok yoksul ve maalesef devlet babanın olanaklarından
yoksun olarak, sefalet içinde yaÅŸamlarını sürdürmüÅŸlerdir.
Velhasıl geçim derdi ve ekonomik
sıkıntılardan dolayı o güzel havaları, yaylaları terk ederek İstanbul’un taşı
toprağı altın deyü köyde 40 hane kadar kalmış bugün İstanbul a 78 hane gelmiÅŸ
varoÅŸlara yerleÅŸmiÅŸtir.
Ekonomik, sosyal ve özellikle kültürel
yozlaÅŸma ve çürümenin alabildiÄŸine yaÅŸandığı bu mega kentimizde tüm Anadolu
insanında olduÄŸu gibi köylülerimiz arasında var olan yardımlaÅŸmayı sürdürmek,
kimlik ve kültürümüzü – özümüzü koruyup yaÅŸatabilmek uÄŸraşımız diÄŸer Arguvan
dernekleri ile etkinliklerde devam etmektedir.
Kömürlük Köyü Dernek BaÅŸkanı
İnÅŸaat Müh. Gazi Duvarcı