KARAHÜYÜK’ÜN TARİHİ,COÄžRAFYASI
Karahüyük;Malatya il sınırlarında ve DoÄŸu Anadolu bölgesinin güney batısında Fırat havzasının üst platoları oluÅŸturan yaklaşık 1300-1350 m.lik yükselti alan içerisinde yer alır.Arguvan ilçesine 4 km uzaklıkta olan Karahüyük bir iki derece sapma ile 38,18 doÄŸu enleminde ve 38,21 kuzey boylamında bulunur.
Bölgenin Yukarı Fırat Havzasını oluÅŸturan Malatya sahası ve dolayısı ile Karahüyük’ün de üçüncü jeolojik çaÄŸda oluÅŸtuÄŸu sanılmaktadır.
1300-1350 m yükseklikteki plato alanında yer bulan Karahüyük kısmi engebeli,yer yer önemsiz mahalli isimlerle tanınan yükseltili az tepeciklerden oluÅŸan bir arazi yapısına sahiptir.
TARİHÇE
Karahüyük ismi nereden doÄŸmuÅŸtur?Yazılı ve yazısız tarihte Karahüyükle ilgili bir isim belgesine rastlanmamıştır.Karahüyük ismi öyle sanılıyor ki Türklerin Anadolu’yu ele geçirmesi ve geçirdiÄŸi yerlere,bölgelerin özelliÄŸini içeren Türkçe adlar vermesinden almış olmalıdır.Bu nedenle ismi içerisinde bulunan hüyük (Asar) ile özdeÅŸleÅŸtirilmiÅŸ olduÄŸundan Karahüyük adı verildiÄŸi kuvvetle muhtemeldir.Bazı Osmanlı kayıtlarına göre;tapu ya da nüfus müdürlüklerinde Karahüyük’ün bölgede bulunan büyük sancaklara kayıtlı olduÄŸu görülmüÅŸtür.Bir zaman Diyarbakır beylerine baÄŸlı olan Ergani sancağı içerisinde;bir zaman Harput beyliÄŸine baÄŸlı Maden ilçesi nüfusu içerisinde ve Keban nüfus kayıtlarında gösterilmiÅŸtir.Malatya il olduktan sonra Karahüyük’de Tahir (Arguvan) nahiyesine alınmıştır.Nihayet 1954 yılında Tahir adı
Arguvan olarak deÄŸiÅŸtirilerek kaza merkezine dönüÅŸtürülünce Karahüyük’te bugünki
konumu ile Arguvan’ın bir köyü olarak kalmıştır.
ÖN TARİHTE KARAHÜYÜK
Karahüyük’ün tarihi geçmiÅŸi,Malatya ve yöresi ile iç içe görülmektedir.Bölgede yapılan yüzey araÅŸtırması sonucu üç tür seramik örneÄŸi,bu bölgenin Milattan Önce (M.Ö.) 5000 yılında iskan gördüÄŸünü doÄŸrulamıştır.Yörenin ana seramiÄŸi tek renk olup,ateÅŸte az piÅŸirilmiÅŸ koyu astarlıdır.Bu tip seramiÄŸe Hekimkan Kuyuluk Hinsor yakınlarında ve Karahüyük’te sıkça rastlanmıştır.Buradan yola çıkarak Karahüyük’te ilk yerleÅŸim M.Ö.5000’de olduÄŸu söylenebilir.M.Ö.3000 yıllarında seramiÄŸin hamuruna ince kum karıştırılan seramik siyah astardır.Bu tür seramik Anadolu’da Kirbet kerat olarak bilinir.Bununda bolca örneÄŸi Karahüyük’te bulunmuÅŸtur.Bu da demektir ki Karahüyük M.Ö. 3000’de önemli bir yerleÅŸim konumunda idi.Bir süre suskun duran Karahüyük tekrar M.Ö. 2200-2100 yıllarında eski tunç III.Evresinde karşımıza çıkmaktadır.
Bu dönemi en iyi tanımlayan obje olarak seramik karşımıza çıkmaktadır.Bu seramiÄŸin belirgin özelliÄŸi devetüyü ve pembemsi renkte olup,üzerinde süslemeler mat olarak kahverengi,siyah renklerle yapılmıştır.Yapılan süsler geniÅŸ bantlar ÅŸeklinde olup,kabın üst kısmında yer almaktadır.Yine bu dönemi vurgulayan tunç bilezikler,halkalar ve yüzükler az da olsa ölü hediyesi olarak bulunmuÅŸtur.Uzun bir süre anadolu bütünlüÄŸü içinde sessizce yer alan Karahüyük nihayet geç HİTİT beylikleri döneminde tekrar görülmektedir.M.Ö. 1000-700 yıllarını içeren dönemde Karahüyük’te bazı önemli Hitit hiyeroglifi (resim yazısı) kitabe bulunmuÅŸtur.Ayrıca yine bu döneme ait kabartmalı taÅŸ dikmeler bulunmuÅŸtur.Her iki eserden de anlaşılacağı gibi Karahüyük,tarihteki önemi-
ni HİTİTLER döneminde de vurgulamıştır.HİTİTLER döneminden sonra tüm bölge sırası ile Asur,Urartu, Med,Pers,İskender İmparator varisi Seleskoslar,Roma,Bizans,Selçuklu,Danışmend,Memlük,Sasani,Emevi,Abbasi,vs devlet ve devletçikler arasında durmadan el deÄŸiÅŸtirmiÅŸ durmuÅŸ.Sonunda Osmanlı PadiÅŸahı Yavuz Sultan Selim 1517 yılında Malatya ve havalisini Osmanlı topraklarına katmıştır.Günümüze kadar bir Türk köyü yerleÅŸimi olarak Karahüyük varlığını sürdürmüÅŸtür.
Karahüyük köyünün 1560 tarihli kanunu Devri Malatya Tahrir defterinde 31 evli 54 vergi veren ve askerlik yapan nüfusu bulunmaktadır.Yıllık gelirinin1/5’i 7460 akçe olan büyük bir köydür.Buranın tımarı Yusuf adında birine verilmiÅŸtir.Vakıf hissesinin tamamı Malatya’daki Åžehabiye medresesinin masrafına ayrılmıştır.Bemere mezrası o tarihte bimare adlı bir köydür.Buranında 20 evli,36 askerlik yapan ve vergi veren erkek nüfusu bulunmaktadır.Yıllık gelirinin 1/5’i 4080 akçedir.Malatya’daki Åžehabettin Kübra medresesinin masraflarına ayrılmış,geriye kalan 2040 akçe Malatya mirlivasının divanına tahsis edilmiÅŸtir.O tarihte Bemere’nin Karadeyin ve Akdemir adında iki mezrası bulunmaktadır.Bemere’nin ne zaman kurulduÄŸu bilinmemektedir.
Ancak tarihi M.Ö.’sine ait bir yerleÅŸim yeri olduÄŸu izlenimi vermektedir.Bemere mezrasında çok eskilere ait olduÄŸu sanılan ev temellerine ve Karahüyük sırları içinde köyün 1 km kuzeyinde Hamza Dede mevkiinde eski mezarlara rastlanmaktadır.
Karahüyük köyünün Ma’mamuret’ül Aziz salnamesine göre 1894-1895 yıllarında toplam 604 nüfusu bulunmaktadır.1980 yılında 615,1985 yılında 589,1990 yılında 475,1997 yılında 323 nüfusu bulunan ve sürekli göç veren büyük bir köydür.
Köyün Bemere mezrasında İsmail dedenin türbesi bulunmaktadır.Bu türbe aynı zamanda sarılık ocağıdır.Sarılık hastalığına yakalananların burayı ziyaret etmekle iyileÅŸeceÄŸine inanılır.Bemere mezrasında Hıdır Babanın türbesi ile İsmail Dede türbesi,köyün içinde Hatuncicim türbesi bulunmaktadır.Türbelerin taÅŸları mezirme tarafından hayvanlarla taşınarak inÅŸa edildiÄŸi söylenmektedir.Hatun cicim türbesinin içinde Ali AÄŸa ve oÄŸlu Kemal’e ait mezarlar vardır.Osmanlı döneminde Karahüyük’ten aÅŸar vergisini Maksut Bey toplarmış.Daha sonra Ali AÄŸa tarafından toplanmaya devam edilmiÅŸ.Ali AÄŸa,Osmanlıya yakınlığından dolayı gerek otoritesi ile gerekse mal varlığı ile köyün yönetiminde,üretiminde önemli rol oynamıştır.Harput sancağı ile görüÅŸmeye gittiÄŸi bir dönemde burada öldürülmüÅŸtür.ÖldürülüÅŸ sebepleri hakkında kesin birÅŸey söylemek mümkün deÄŸildir.DerviÅŸ Mehmet ( D. 1828 ) Sultan Hatun ( D. 1848 ) İsa köyden ayrıldıktan sonra bir süre Karahüyük’te yaÅŸamışlardır.
Karahüyük’ün oluÅŸumunda çeÅŸitli yöre ve köylerden gelen ailelerin yerleÅŸtikleri görülmektedir.1950’li yıllara kadar yani köyden göç baÅŸlayana kadar barış ve birlik içinde yaÅŸamışlardır.
1960’lara kadar Karahüyük,civar köylerin ticaret merkezi konumundaydı.Cuma günü kurulan pazar oldukça hareketli ve her ihtiyacın karşılandığı bir pazar yeri idi.Halen Pazar yerinde sulama amaçlı bir havuz bulunmaktadır.Fakat susuzluktan dolayı kulluanılmamaktadır.Köy yerinde 4 adet çeÅŸme 2 adet deÄŸirmen atıl durumda ilkokul ve saÄŸlıkevi ile tarım kredi kooperatifi vardır.
Bugün itibariyle 60 kadar aile yaÅŸamını sürdürmektedir.Köyün yol,su,elektrik ve kanalizasyon sorunu kısmen çözülmüÅŸtür.
EĞİTİM DURUMU
Köyde 1800’lü yıllarda kimilerin rüÅŸtüye dediÄŸi fakat Osmanlılardaki RüÅŸtüye kriterlerine pek uymayan 7 yıllık eÄŸitim veren bir kurumun olduÄŸu bilinmektedir.Daha çok din eÄŸitimi ve sosyal bilgiler verilen bu kurum köyde köklü eÄŸitimin temeli sayılmaktadır.Cumhuriyet döneminde yeni Türkçe ile eÄŸitim daha hızlanmıştır.Köy enstitülerinin meslek kursları ile köydeki gençlere el sanatları öÄŸretilmeye çalıştırılmış-
tır.Kendi öÄŸretmenlerini Köy enstitülerinin meslek kursları ile köydeki gençlere el sanatları öÄŸretilmeye çalıştırılmıştır.Kendi öÄŸretmenlerini köy enstitülerinden yetiÅŸtirerek köye ve yöreye eÄŸitimin yaygınlaÅŸmasını saÄŸlamışlardır.
1950’lerde eÄŸitim üniversitelere taşınca memuriyetler nedeniyle köy göç vermeye baÅŸlamıştır.2002 yılı itibariyle Karahüyük’lünün üniversite mezunu insanının sayısını bilmek oldukça zordur.Okur-yazar olmayan yaÅŸlı kadınlara rastlamak mümkündür.Bu-
na rağmen eğitim oranı %100 civarındadır.
Yörenin diÄŸer köylerinde olduÄŸu gibi eskiden seyirlik oyunları oynanırdı.DüÄŸünlerde deve oyunu,tula,cirit ve kışyarısı oyunlarının ÅŸimdilerde unutuluyor olması yaÅŸam kültüründen birÅŸeylerin eksikliÄŸini göstermektedir.
Hazırlayanlar: HAKKI BEYOĞLU-HIDIR PEKŞEN
HALİL YAZGAN-METİN ÖZTÜRK